Göç Yolları Araştırması’nın üçüncü bölümünde göçü artıları, eksileri, zorlukları ve çok zorladığı yerde Türkiye’ye geri dönme ihtimali ile birlikte incelemek istedik. Bu doğrultuda katılımcılar hem yaşadıkları ülkeleri belirli sosyal, kültürel, çevresel faktörlere göre değerlendirerek bir nevi kendilerine bu göçmen hayatta nelerin cazip geldiğini paylaştılar, hem de göçmen olarak yaşadıkları zorlukları dile getirerek Türkiye’ye geri dönme


Göçün anatomisinde yaşanılan yerin değişimi ile sistemsel olarak hayatlara dahil olan artılara değindikten sonra, elbette madalyonun öteki yüzündeki eksilerden de bahsetmek gerekiyor. Göçmen kadınlar ağırlıkla başta özlem olmak üzere, diğer birçok zorluk ve yer yer ırkçılıkla mücadele ediyorlar. Katılımcıların ‘ilk ne zaman zorlandıklarının’ sorgulandığı soruya verdikleri cevaplara bakıldığında; katılımcıların %30’unun ilk taşındığı günlerde, yaklaşık %20’sinin


Göç Yolları Araştırması’nın son bölümünde katılımcılardan halen Türkiye’de yaşamakta olanlarla görüşme yapıldı ve kendilerine yurt dışına taşınma planları ile kaygıları hakkında sorular yöneltildi. Göç Yolları Araştırması’na katılan ve yurt dışına taşınmak istediğini belirten 179 kişinin demografik profili incelendiğinde potansiyel göçmenlerin, hali hazırda göçmen olanlara göre; daha genç, daha çok çocuksuz oldukları görülüyor. İçlerinde çalışanlar, çalışanların


Göç Yolları Araştırması’nda ‘son iki yıl içinde Türkiye’den yurt dışına taşınan’ kişiler ‘yeni nesil göçmenler’ olarak tanımlanmıştır. Bu segment neredeyse araştırmaya katılanların yarısını temsil etmektedir. Aşağıdaki tabloda da görülebileceği gibi katılımcıların %48’i son iki sene içinde Türkiye’den göç etmiştir. Demografik profillerine bakıldığında görülüyor ki; yeni nesil göçmenler,  bütün göçmenlere göre daha gençler (bütün göçmenlerin %14’ü


Göç Yolları Araştırması’nın ikinci bölümünde katılımcıların göç süreçlerinin anlaşılabilmesi için  Türkiye’den ilk taşındıkları tarih, hangi ülkelerde hangi oturum hakkı ile yaşadıkları ve şu anki ülkelerinden memnuniyetleri ile tavsiye skorları ele alındı. Katılımcıların kaç yıl önce Türkiye’den göç ettiğine bakıldığında %75’inin son 7 yılda,  %48’inin ise son 2 yılda göç ettiği görülüyor. 1980’den önce taşınan veya


Göçün anatomisinde göçmenliğin artıları ve eksilerini değerlendirdikten sonra gündeme ‘Türkiye’ye geri dönme’ ihtimali geliyor.  Verilere bakıldığında göçmenlerin %30’u Türkiye’ye geri dönmeyi düşünmezken, 20%’si gerekli şartlar oluştuğunda geri dönmek istiyor. %30 ise hem bulunduğu ülkede, hem Türkiye’de yaşamayı sürdürmek istiyor. En çok İsveç, Kanada ve Avustralya’da yaşayanlar Türkiye’ye geri DÖNMEMEK konusunda kararlı. Eğitim sebebiyle yurt dışında


Göç Yolları Araştırması katılımcılarının büyük çoğunluğu (%59) 35-44 yaş arasında;  %25’i ise 25-34 yaş grubunda. Katılımcıların neredeyse %90’ı anne ve ağırlıkla 1 çocuklu anneler. Annelerin %35’inin 0-3 yaş arasında bebeği, %42’sinin ise 4-12 yaş arasında çocuğu bulunuyor. Araştırma’ya katılan kadınların %55’i üniversite mezunu(2 veya 4 yıllık),  %40’ı ise yüksek lisans ve üzeri eğitim seviyesine sahip. Türkiye’de


Araştırmaya katılan göçmen kadınların yarıya yakını çalışırken, yarıdan biraz fazlası ise çalışmamakta. Şu anda yaşamakta olduğu ülkede çalışmadığını belirtenlerin %94’ü Türkiye’de çalıştığını ifade etmiş. Bu, çok büyük bir işgücü kaybına işaret ediyor. Çalışma hayatında halen aktif olan göçmen kadınların ağırlığı (%64) maaşlı olarak bir şirkette ya da devlet kurumunda çalışıyor. Halen çalışan her 5 göçmen kadından