Eşcinsellikle İlgili Temel Bilgiler ve Çocuklara Eşcinselliği Anlatmak

Eşcinsellik ve diğer cinsel yönelimler bütün dünyada yavaş yavaş tabu olmaktan çıkıyor. Birçok farklı ülkede eşcinsellik, Türkiye toplumuna göre daha yaygın olarak açıkça yaşanan bir cinsel yönelim, çocuklar eşcinsellik kavramıyla daha erken yaşlarda tanışıyorlar, okul müfredatlarında öğreniyorlar. Türkiye’den yurt dışına taşınan bazı ailelerin kafalarında eşcinsellikle ilgili farklı kalıplar ve yanlış bilinenlere dayalı yargılar olabiliyor ve çocuklarının farklı yönelimlerle tanışmasıyla ilgili endişe duyabiliyorlar. Veyahut eşcinselliği nasıl doğru ve anlaşılır bir şekilde anlatılabileceğine dair kafasında sorular taşıyabiliyor. Öncelikle eşcinsellikle ilgili en yaygın kanıları ve doğru bilinen yanlışları ele alalım:

Eşcinsellik bir cinsiyettir: Hayır, eşcinsellik bir cinsiyet değil, cinsel yönelimdir. Kadın ve erkek cinsiyettir. Heteroseksüellik (karşı cinsten hoşlanma), eşcinsellik (hemcinsten hoşlanma), biseksüellik (her iki cinsten de hoşlanma), aseksüellik (kimseye cinsel çekim hissetmeme) ise cinsel yönelimlerdir

Eşcinsellik bir tercihtir: Hayır, eşcinsellik bir tercih değil doğuştan gelen, anne karnında oluşan bir yönelimdir. Bireylerin hayatlarının ileri dönemlerinde eşcinsel olduklarını açıklamaları, kendilerine dürüst olarak farkına varma veya topluma açıklamaya karar verme yaşlarıyla ilgilidir.

Eşcinsellik anormaldir: Hayır, heteroseksüel olmak kadar normaldir ancak yaygınlığı heteroseksüellikten daha düşüktür. Solaklığın sağlaklıktan daha az görülmesi ancak gayet normal ve sağlıklı olması gibi.

Eşcinsellik fiziksel veya ruhsal bir hastalıktır: Hayır eşcinsellik hastalık değildir, sağlıklı ve normal yönelimlerden biridir. Türkiye de dahil olmak üzere birçok dünya ülkesinde eşcinsellik tıbben hastalık olarak adlandırılmaz, “düzeltilmesi”, tedavi edilmesi gereken bir şey değildir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1970’li yıllarda “ruhsal hastalıklar sınıflandırılması”ndan çıkarılmıştır. Eğer bir doktor eşcinselliğin hastalık olduğunu iddia veya ima ediyorsa Sağlık Bakanlığı’na şikayet edilebilir. Transeksüellerin kendilerini hissettiklerinden farklı bir cinsiyet bedeninde dünyaya gelmiş olmaları da hastalık veya bozukluk değildir. Bilimsel kaynaklarda “cinsel kimlik uyumsuzluğu” olarak belirtilir.

Eşcinsellik moda veya hevestir: Hayır, 2.maddede belirtildiği gibi eşcinsellik sonradan oluşmaz, doğuştan vardır. Eşcinselliğe özendirilmez. Heteroseksüel bir insan farklı deneyimlere açık olsa bile sırf öyle istediği için eşcinsel olamaz. Eşcinselliğin daha rahat yaşandığı bir toplumun bireyleri, kendi cinsel yönelimleriyle ilgili farkındalık kazanmaya daha erken başlarlar ve ailelerine, topluma açılmakta daha cesur olurlar. Eşcinsellerin kendi yönelimlerini keşfetme dönemleri (veya ailelerin çocukların yönelimlerini keşfetme yaşı) henüz hiçbir eşcinsel örnekle tanışmamış olduğu halde, okul öncesi erken çocukluk döneminde bile olabilmektedir.

Eşcinseller çok eşlidir: Hayır, eşcinseller de heteroseksüeller gibi tek eşli veya çok eşli olabilirler. Çok eşlilik doğuştan gelen bir özellik değil, kültürel veya toplumsal olarak farklılık gösteren bir tercihtir. Sonradan çok eşli olunabilir veya çok eşli bir insan tek eşliliği tercih etmeye başlayabilir. Eşcinsellik ve çok eşlilik birbirinden tamamen bağımsız olgulardır.

Eşcinsellik genetiktir: Belki. Eşcinselliğin genetik olabileceğini iddia eden bazı araştırmalar hala sürdürülüyor. “Eşcinsellik geni” henüz ispatlanmamış olsa da özellikle annenin genetik aktarımıyla (X kromozomuyla) geçiyor olabileceğini gösteren bilimsel araştırmalar mevcut. Örneğin tek yumurta ikizlerinde, bir tanesinin eşcinsel olmasındansa her ikisinin birden eşcinsel olma ihtimali çok yüksek.  Transeksüelliğin ise geni vardır ve genetik aktarım görülmektedir.

Çocuğumu eşcinsellikten korumalıyım: Hayır. Birincisi eşcinsellik kaçınılacak, korunulacak, engellenecek bir şey değildir. Çocuğunuzun doğuştan gelen mizacının bir parçasıdır. İkincisi isteseniz de koruyamazsınız, engelleyemezsiniz. Çocuğunuz eşcinselse ve bunu baskılamak istiyorsanız sadece kendisine veya ailesine dürüst olmayan mutsuz, güvensiz, ruh sağlığı problemleri yaşaması çok muhtemel bir birey olmasını sağlayabilirsiniz.

Homofobi eşcinsellere yönelik şiddet tutumu ve nefret söylemleridir: Hayır, homofobinin kapsamı sadece şiddet tutumu veya nefret söylemleri ile sınırlı degildir. Eşcinselliğin hastalık olduğunu düşünmek, sapkınlık olduğunu düşünmek, engellenmesi ve kontrol altına alınması gerektiğini düşünmek, günlük hayatta eşcinsellerle sosyal ilişkiler kurmaktan kaçınmak da homofobidir. Homofobi; tıbben bir fobi olarak nitelendirilir ancak diğer fobiler gibi bireysel bir korku olmaktan öte eşcinsellik hakkındaki önyargılı fikirler ve ayrımcı tutumlar nedeniyle insanların eşcinsellikten duyduğu korku olarak tanımlanabilir. Heteroseksüelliği bir zorunluluk olarak gören ve biricik varoluş biçimi olarak dayatan “heteroseksizm” bir tür ırkçılıktır. Kadınlara yönelik ayrımcılık olan seksizmin (cinsiyetçilik), heteroseksüel olmayanlara yönelik halidir.

Eşcinsellikle ilgili bilimsel gerçekleri ve yanlış bilinen mitlerin doğrularını bir kenara koyduktan sonra; çocuklara eşcinselliği anlatmak, çocukların merakını en basit ve doğru yolla doyurmak, gerekli bilgileri yanlış yönlendirmeden vermek için neler yapabileceği birçok aile için önemini koruyor. Çocuklarımızla farklı nesillere ait olduğumuz, farklı kültürlere ve tabulara sahip olduğumuz için eşcinselliği anlatmakta, doğru kelimeleri bulmakta, doğru vurguları yapmakta zorlanabiliriz. Bu konuda bilim insanlarının önerilerine kulak verelim

Çocuğuma Eşcinselliği Nasıl Anlatmalıyım?

  • Olduğu gibi, basit, kısa, yaşına göre anlaşılır şekilde anlatılmalı.
  • Eğer bir soru sorduysa sadece sorusu cevaplanacak şekilde basit bir yanıt verilebilir.
  • “Bir erkek ve bir kadın birbirini sevebileceği gibi, bazı erkekler erkeklerden, bazı kadınlar da kadınlardan hoşlanırlar.” şeklinde genel ve basit bir bilgi onlar için yeterlidir.
  • Abartmamalı, fazla dikkatini çekmemeli ama sorusu cevaplanmadan geçiştirilmemeli. Bu konunun konuşulmasını engellemek de çocuğun bu bilgiyi farklı (ve doğru olmayan) kaynaklardan aramasına yol açabilir.
  • 5 yaşından itibaren çocuklara eşcinsellik anlatılabilir. Öncesinde de anlatılabilir ama 5 yaş itibariyle anlayacak düzeydedirler.
  • Ergenlik döneminden önce çocuklarla diğer cinsel bilgilerin yanı sıra eşcinselliğin de konuşulmuş olmasında fayda var. Hiçbir zaman çocuğunuzla cinsellik konuşmak için geç değildir. Henüz konuşmadıysanız, çocuğunuz sormamış olsa bile konuyu açabilirsiniz.

Çocuğum Eşcinsel Olduğunu Söylerse Ne Yapmalıyım?

  • Öncelikle sakin olun, derin nefes alın. Sizin için bunu duyması, çocuğunuz için bunu paylaşmaya cesaret etmiş olması zor olabilir.
  • Aklınıza ilk olarak “Benim hatam mı? Anne-baba figüründen biri eksik miydi? Yanlış mı eğitttim? Şu arkadaşı yüzünden mi oldu? Çocuğumu tanıyamamışım! Benim tanıdığım, yetiştirdiğim çocuk artık yok!” gibi duygu ve düşünceler gelebilir. Bu duygu ve düşüncelerin hepsi birçok eşcinsel ebeveyninin aklından geçer, gayet olağandır.  Ama endişelenmeye gerek yok; o hala sizin çocuğunuz, hiçbir yere kaybolmadı ve eşcinsel olmasında siz dahil hiç kimsenin bir sorumluluğu yok.
  • Çocuğunun eşcinselliğini öğrenen ebeveynlerin endişelendiği bir diğer şey ise “İnsanlar hakkımızda ne düşünecek?” Muhtemelen çocuğunuz da bu düşünceyle uzun zaman geçirdi ve huzuru, güveni yerinde olmayabilir. Size açıldığı için artık daha rahatlamış hissediyor da olabilir, sizin tepkinizden çekiniyor da olabilir. Şimdi çocuğunuzla birlikte takım olma, onu olduğu gibi kabul ederek kucaklama, topluma karşı onun yanında durma ve beraberce başınızı dik tutma zamanı.
  • Çocuğunuzun şiddete veya ayrımcılığa maruz kalmasıyla ilgili endişelenebilirsiniz, haklısınız. Maalesef böyle bir ihtimal elbette var ancak fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı,  dayanıklı, kendine güvenli, haklarının bilincinde bir birey yetiştirmek hala sizin de elinizde. Kendisine güven verecek ve onu olduğu gibi kabullenecek bir çevre oluşturması için onu destekleyebilirsiniz.
  • Yapılması gereken ilk şeylerden birisi de, ne ilk ne son olduğunuzu, sizinle aynı durumda olan bir çok ebeveyn olduğunu aklınıza getirmek. Her ülkede ebeveynlerin dayanışma grupları ve dernekleri yer alıyor. Bu derneklere ulaşarak, gerek çocuğunuzla iletişiminiz, gerekse topluma karşı duruşunuzla ilgili fikir yürütmek için deneyimlerden faydalanabilirsiniz. Örneğin Türkiye’de bu amaçla kurulmuş olan LADEG (LGBTİ Aile ve Yakınları Destek Grubu) aktif olarak faaliyet göstermektedir.
  • Çocuğunuzun eşcinselliğini kabullenmekte zorlanıyorsanız uzmanlardan yardım alabilirsiniz. Eşcinsellerin aileleri için kurulan dayanışma derneklerinden de destek alabileceğiniz uzmanlara ulaşabilirsiniz. Yurt dışında yaşayan ve Türkçe terapi veren psikolog ve psikiyatristler rehberinde erişebilirsiniz.

 

Derleme ve Çeviri: Esra Pencereci / Dublin – İrlanda

Kaynaklar:

Homofobiye Karşı Ruh Sağlığı Girişimi – Psikiyatrist Dr. Koray BAŞAR, Psikolog Mahmut Şefik NİL, Psikiyatr Dr. Seven KAPTAN

Eşcinsellikle İlgili Sıkça Sorulan Sorular – Psikiyatrist İlker Küçükparmak

What To Do When Your Child Says “I’m Gay” –  Michael C. Lasala Ph.D

Teaching Your Young Child About Homosexuality and Transgenderism – Fred Kaeser Ed. D.

Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Kimliği  – LADEG

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir