Kariyere Ara Verdikten Sonra İş Hayatına Geri Dönmek

Bazen verdiğimiz birkaç yıllık arayı nasıl açıklarız diye kara kara düşünüyoruz, bazen de yaşımızdan dolayı kimsenin bizi işe almayacağından korkuyoruz. Çoğu zaman gerçek sorun işe giremeyeceğimize kendimizi inandırmak ve daha başlamadan pes etmek!

Şimdilerde yaş ayrımcılığı (ageism) konusu şirketlerin gündemine girdi. Bunun avantajı ise şirketler artık her yaştan başvurana eşit yaklaşmaya çalışıyor. Bu sayede farklı jenerasyonların birarada çalışması desteklenerek birbirini tamamlayan daha üretken çalışma kültürleri ortaya çıkıyor.  Bu konuda yakın zamanda çekilmiş eğlenceli bir Hollywood filmi olan The Intern’i izlemenizi ve hem biraz gülümseyip hem de kafanızdaki soru işaretlerini yok etmenizi tavsiye ederim 🙂

Aslında işverenler için sorun çalışmadan geçirdiğiniz birkaç yıl ya da yirmi yıl değil ama asıl sorun bu süreçte başvurduğunuz alandaki gelişmeleri ne kadar takip ettiğiniz ya da motivasyonunuzun ne olduğu (sadece ihtiyacınız olduğu için mi yoksa gerçekten bu işte çalışmak istediğiniz için mi başvurduğunuz). Ofis koordinatörü olarak çalışmak istiyorsunuz ama açık ofis kültürüne, toplantı odalarındaki projektör vb teknolojik aletlerin kurulumuna ya da farklı yaşlardan/jenerasyonlardan kişilerle iletişime ne kadar hakimsiniz. Ya da sadece ihtiyaçtan dolayı mı bu işe başvurdunuz yoksa gerçekten yapacağınız bu işte iyi olma motivasyonunuz var mı.

Kariyerine ara veren kişiler için asıl sorun bu henüz sorulmamış ama işverenin aklında dolaşan sorulara daha başvuru aşamasında yanıt verebilmek. Bunu yapabilmek için de sadece ilanda yazanlara değil ilanda yazmayıp işin gerektirebileceği diğer şeylere de başvurunuzda yer vermek ve aslında bu alanı takip ettiğinizi göstermeniz gerek. Aynı zamanda motivasyonunuzun yüksek olduğunu ve işi aldığınızda ne kadar istekli çalışacağınızı hissettirmeniz de önemli.

Çalışmak istediğiniz alana gerçekten hakim olmadığınızı düşüyorsanız, bu alandaki gelişmeleri, kullanılan yeni yöntemleri, işverenlerin beklentilerini öğrenmek için birkaç kaynaktan (benzer işi yapan kişiler, websiteleri, bloglar, online eğitimler vb) faydalanmanız ve sonrasında başvuru yapmanız daha olumlu sonuçlar verecektir.

Yapacağınız başvuruda standart her yere gönderdiğiniz bir cv ve önyazı yerine, iş ilanına göre özelleştirilmiş, gelecekteki yöneticinizin ihtiyaçları üzerine empati yaparak yazılmış bir başvuru oluşturmak faydalı olacaktır.

Görüşmeye gittiğinizde kendinize güvenmeniz çok önemli. Unutmayın ki işveren sizi verdiğiniz bu araya rağmen çağırıyor, yani siz bu arayı kendiniz sorun etmediğiniz ve bu arada neler yaptığınızı güzel bir biçimde açıkladığınız sürece kariyer aranız önünüzde bir engel olmayacaktır.

Görüşmede her sorunun size sorulmasını beklemektense siz işverenin kafasının içine girerek ne gibi endişeleri olduğunu bulup bu konulardaki yaklaşımınızı sorulmadan da söylemeniz size avantaj sağlayacaktır. Mesela 50 yaşında bir yazılımcı olarak start-up olarak kurulmuş yaş ortalaması 28 olan bir şirkete nasıl uyum sağlayacak ya da yeni neslin fark edemediği neler katacaksınız? Bunlar sorulmasa bile siz bu gibi olası endişeleri yok etmek için anlatmalısınız.

Anlatacağınız şeylerde her zaman kendinize güveniniz olmalı. Önce siz kendi kendinizi o işi yapabileceğinize ikna etmelisiniz. Çoğu zaman aslında kendimize inanmadan görüşmelere gidiyoruz ve ne kadar fark ettirmiyoruz diye düşünsek de işveren kendimize olan güvensizliğimizi fark ediyor. O yüzden önce siz kendi kendinizle bir görüşme yaparak bu işi neden ve nasıl en iyi şekilde yapabileceğinizi bulmalısınız. Önce kendinizi sonra işvereni ikna edin 🙂

Tabii ki başvuran birçok aday olduğu ve diğer bazı adayların ara vermediği için ekstra bir avantaj elde edeceği de bir gerçek. Ancak bu sizin direkt elenmenize neden olacak kadar güçlü bir avantaj değil. Sadece sizin diğer adaylarla aranızdaki bu farkı nasıl kapatacağınızı, işin ve yöneticinin ihtiyaçlarını anladığınızı ve bu işte başarılı olma motivasyonunuzun yüksek olduğunu anlatmanız gerek.

 

Çoğu zaman hiçbir şey yapmıyoruz gibi hissetsek de aslında zamanımız o kadar da boş geçmiyor 🙂 Sadece yaptıklarımızı farklı bir bakış açısıyla değerlendirmeye ihtiyacımız var. Çocuğunuzun okulunda yer aldığınız etkinliklerden tutun da arkadaş grubunuzla toplanıp yaptığınız birçok aktiviteye kadar doğru aktarıldığında hem kariyer aranızı açıklamada hem de iş bulmada size faydalı olacak birçok şey var aslında hayatınızda.

Bu 4 dk’lık videoda verdiğiniz kariyer arasında neler yapabilirsiniz diye kısaca alternatifleri listeledim. Amacım fikir vermek kadar size yeni bir bakış açısı da sunmak. Belki de zaten verdiğiniz arayı açıklayacak ve hatta iş bulurken size ekstra avantaj sağlayacak aktivitelere sahipsiniz, tek yapmanız gereken hayatınızı bu bakış açısıyla tekrar gözden geçirmek 😉

Kendinize inanmak ilk yapacağınız şey olmalı. Sonra da özenle hazırlanmış güçlü bir başvuru ile önünüzde kimse duramayacaktır.

İnsan Kaynakları Uzmanı ve Kariyer Danışmanı Büşra Zengin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir