Göçmenlik Aşkı Öldürüyor mu? Mutlu İlişkiler İçin 7 Önemli Adım

Aşk, ilişkiler ve evlilik bu göç yolculuğunda varlığıyla yokluğuyla iyisiyle kötüsüyle hepimizin hayatındaki temel konu başlıklarından bir tanesi. Kimimiz farklı bir kültürden gelen partnerimiz ile birlikte olmak üzere göç yolculuğuna çıktık kimimiz evlendiğimiz kişi ile birlikte bu yola koyulduk. Kimimiz geldiğimiz ülkede yeni bir partner bulduk kimimiz bir noktada yollarımızı ayırdık.

Hikayelerimiz farklı olabilirdi fakat aslında hepimiz mutlu bir ilişkinin hayalini kurmuştuk. Göçmen Anneler Youtube kanalında yayınladığımız Göçmenlik Aşkı Öldürüyor mu? isimli videonun ardından, Göçmen Anneler grubunun değerli yöneticilerinin de yönlendirmesiyle bu yazı kaleme almaya karar verdim ve 3000’den fazla evli çiftin katıldığı ile 40 yıl sürmüş araştırmaların neticesinde ortaya çıkan maddeleri derleyen Gottman Enstitüsü’nün görüşlerine dayanan bir yazıyı Göçmen Anneler için kaleme almaya özen gösterdim.

New York Times’a göre en çok satan kitaplardan olan  ‘Evliliği Yürütmenin 7 İlkesi’ adlı kitabın yazarı Dr. John Gottman, Psychotherapy Networker tarafından son 25 yılın en ilham verici 10 terapisti arasında gösterilmiştir. ‘Peki neden Gottman’ı ilham veren terapist seçmişler?’ derseniz, yaptığı şu; Çiftleri bir laboratuvara alıyor ve onları gözlemliyor. ‘7 yıl içinde ilişkileri devam mı edecek yoksa boşanacaklar mı’ sorusuna dair bir öngörüde bulunabiliyor. Doğruluk payı mı? %96!

Bir ilişkinin en önemli dönüşümünün ‘ben’den ‘biz’e geçmek bir diğer değişle ‘takım olmak’. Bunun için de en önemli mesele, güveni oluşturmak ve korumak. Anlaşmazlıklar ve çözümsüz tartışmalar sıkça yaşadığında ise ilişkide güvenlik hissimiz hasar alabiliyor.

Öte yandan, mutlu çiftler dahi ilişkilerinde tartışmaların %69’u çözümleyemiyor.  Peki mutlu evlilikler ve boşanmalar arasındaki fark nerede oluyor? Anlaşmazlık ve çatışma konuları olsa da mutlu çiftler, bu çatışmalar ile ilgili diyalog kurabilen çiftler oluyor. Bunu sağlayabilmek için de çift olarak gerekli becerileri edinebilmemiz gerekiyor. Bu becerilerin neler olduğunu ise bu araştırma bize söylüyor.

 

Seattle’daki ‘Aşk Laboratuvarı’ (Love Lab) Gottman’ın çiftleri uzun süren yıllar boyunca incelediği araştırma ortamı. Çiftleri davet edip gözlemliyorlar, uzun zaman sonra tekrar aynı çiftlerin ilişkisinin ne durumda olduğuna bakıyorlar. Böylece devam eden mutlu ilişkiler ile ayrılmış çiftler arasındaki farklılıkları ortaya koyuyorlar. 40 yılı aşkın bu çalışmada binlerce çift ile görüşmelerin neticesinde devam eden mutlu ilişkilerde ne var sorusunun yanıtına dair cevapları buluyorlar. Gelin birlikte bakalım mutlu ilişkilerin önemli bileşenlerine;

  1. Yardımı Erkenden İsteyin

Ortalama bir çift ilişki problemleri ile ilgili yardım istemek için yaklaşık 6 yıl bekler. Lütfen aklınızda tutun, evliliklerin %50’si 7. yılda sona erer.. Bu da şu anlama gelir, ortalama bir çift uzun süre mutsuzlukla yaşamaktadır. Eğer evliliğinizde bir sorun olduğunu hissediyorsanız, yardım alın.

  1. Kendi Sorumluluğunuzu Alın

En başarılı çiftler birbirlerine karşı nezaketli olanlar. Bu çiftler kendilerine dokunan konu başlıklarını konuşurken dahi eleştirel fikirlerini söylemekten imtina ediyorlar. Kendi ihtiyaçlarınızı ve hassasiyetlerinizi ifade etmek için saygılı yollar bulun. Eşinizi sizin için önemli konularda dahi konuşurken eleştirmeyin ve suçlamayın.

  1. Konuşmalara Başlamayı Yumuşatın

Tartışmalar, genellikle anlaşmazlıklar olduğunda eşlerden birinin eleştiri yaparak gerginliği yükseltmesi ile başlar. Problemleri nazik bir yolla suçlamadan masaya getirmek çift olarak bu anlaşmazlığı daha sakin bir şekilde konuşmanıza yardımcı olur.

  1. Eşinizden Gelen Etkileri Kabul Edin

Heteroseksüel evliliklerdeki çalışmalarda evliliklerin erkeğin eşinden gelen etkileri kabul edebildiği dereceye kadar başarılı olduğu bulunmuştur. Örneğin, bir kadın eşine ‘Hafta sonu annem geliyor. Hazırlık yapmak için senin desteğine ihtiyacım var. Perşembe akşamı çalışmak zorunda mısın?’ diyebilir. Erkek cevap verir, ‘Ben çoktan planlarımı yaptım, değiştiremem.’ Bir erkeğin eşinden gelecek etkiye açık olabilme becerisi hayatidir evlilikte. Aksi takdirde evlilik sallantıya girebilmektedir. Araştırma göstermektedir ki, kadınlar erkeklerden gelecek bu gibi etkileri kabul etmekte çok daha deneyimlidir. Bu nedenle, gerçekten iyi bir evlilik erkek de aynı beceriyi gösterebilirse olur.

  1. Yüksek Standartlarınızı Koruyun

Mutlu çiftlerin birbirleri için yüksek standartları vardır. En mutlu çiftler, yeni evliler dahil, eşlerinden gelen inciten ve yaralayan davranışları reddederler. İlişkinin en başından kötü davranışlar tolere etmemek,  uzun yıllar için de daha mutlu birliktelik demektir.

  1. Onarmayı ve Tartışmayı İyi Sonlandırmayı Öğrenin

İlişkide tartışmalar kaçınılmazdır. Karşımızdaki kişiyi tanımak için önemli fırsatlardır aslında bir anlamda. Bu nedenle de bu başlık ayrı bir önem taşır.

Mutlu çiftler bir tartışmadan nasıl çıkacaklarını bir noktada öğrenmiş çiftlerdir. Örneğin, tartışmanın hararetleneceğine dair sinyaller aldığınızda 20 dakika her ikiniz de sakinleşme molası alabilirsiniz. Daha önceden eşiniz ile ‘bu gibi durumlarda mola alacağınızı, her ikiniz de sakinleştiğinizde tekrar eşiniz ile bir araya gelerek eşinizi dinlemeye ve konuyu konuşmaya devam edeceğinizi’ anlaşmaya dökmeniz önemli. Herhangi bir tartışmada tansiyon yükseldiğinde de tam da bu anlaşmadaki gibi mola alıp sakinleşip tekrar konuşmaya dönme sözünüzü tutmanız önerilir.

Mutlu çiftlerin bir diğer önemli özelliği ise bir tartışma tamamen kontrolden çıkmadan önce durumu onarma becerilerini geliştirmiş olmalarıdır. Onarım girişimlerine birkaç örnek verelim.

Eşinizi önemsediğiniz mesajını vermek: ‘Bunun senin için zor olduğunu anlıyorum.’  Aynı zeminde olduğunuzu netleştirmek: ‘Bu problem ile birlikte başa çıkacağız.’ Geri adım atmak: Evlilikte, evlilik sanatı olarak görülen Aikido’da olduğu gibi, kazanmak için geri adım atmanız iyi olabilir. Konuşma süresince eşinizi ve hissettiklerini gördüğünüzü ve takdir ettiğinizi söyleyen işaretler vermek.

  1. Olumluya Odaklanmak

İlişkinin başından itibaren çiftin ortak olarak kendisi için açtığı bir ortak hesap var. Hesaba ne kadar yatırırsa o kadar zengin oluyor çift. Tıpkı banka hesabınız gibi düşünün. O hesapta para olması için gün içinde ve yıllarca ne kadar çok çaba gösteriyorsunuz ve saatlerinizi harcıyorsunuz, değil mi?  Aynı şekilde çift ilişkiniz için de bir banka hesabınız var. Adı ‘duygusal banka hesabı’. Eşlerin birbirine ve ilişkilerine dair olumlu yaptıkları ve söyledikleri her şey bu hesaba yatıyor. Eşlerin birbirlerine ve ilişkilerine dair yaptıkları ve söyledikleri her olumsuzluk bu hesaptan düşüyor. Mutlu çiftlerin ise, bu hesapta 5’e 1 oranını koruyanlar olduğunu araştırma ortaya koyuyor. Bir diğer değişle, çiftler birbirleri ve ilişkileri ile her bir negatif söyleme karşı beş pozitif şey söylemekte veya yapmaktadır. İyi evliliğin olmazsa olmazı zengin bir pozitif ortam gibi görünüyor. Duygusal banka hesabı güven ve yakınlığı getiren anlamlı bir ilişki için yatırım yapılması gereken bir hesap olarak görünüyor.

İlişkilerimiz ile ilgili geçmiş travmatik deneyimler, kırgınlıklar, çözülmemiş konular, öfkeler varken ‘Bu adımları uygulamaya geçireyim’ demek o kadar da kolay değil, biliyorum. Fakat şimdiye dek problemleri çözmeye çalışırken kullandığımız yöntemleri tekrar etmek de yine aynı sonuçları veriyor. Durum buysa, ilk maddeye geri dönüp, yaşadığınız şehirlerde Çift ve Aile Terapisi alanındaki uzmanlardan destek almayı düşünebilirsiniz.

Geldik bu yazının sonuna, mutlu ilişkilerin özellikleri işte böyle sıralanıyor. Artık ‘çift ilişkimizde ne olsa iyi olabilir’ biliyoruz. Kendi hazır hissetmenize ve ilişkinizin dinamiklerine göre bu bilgileri alıp uygulamanızı ve ilişkinizdeki mutluluğun artmasını dilerim.

 Kaynakça: https://www.gottman.com/blog/the-top-7-ways-to-improve-your-marriage/

Klinik Psikolog Zeynep Zat  –

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir