Kariyere Dönüş: Özgeçmiş Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?

Araştırmalara göre özgeçmişinize ilk aşamada ortalama sadece 7 saniye göz gezdiriliyor!

Uzun uzun düşünüp, bu kelimeyi şuraya mı alsam, fotoğrafım azıcık daha mı ortalı olsa dediğim uzun saatlerin karşılığı bu mu olmalıydı peki? 🙂 Araştırmayı ilk duyduğumda benim de aklımdan bunlar geçti ama hayıflanmak yerine oyunu kuralına oynamak gerek.

 

Önce içerik, sonra format

En önemli şey bu 7 saniyede bakan birinin özgeçmişiniz ile iş ilanı arasındaki uyumu görmesi. Kendiniz de deneyebilir ya da bir arkadaşınıza rica edebilirsiniz. 7 saniye bakınca aklınızda neler kalıyor, neler dikkatinizi çekiyor?

Özgeçmişinizin sade ve anlaşılır olması önemli. Neler içerdiği kadar neleri içermediğine de dikkat etmeli. İş ilanı ile çok alakalı olmayan detayları çıkarmaktan çekinmeyin. Yeri geldiğinde çok yeni olmayan ve başvurduğunuz iş ile örtüşmeyen deneyimlerinizi tamamen de çıkarabilirsiniz ya da sadece birkaç satırda kısaca bahsedebilirsiniz.

Belli bir ilana başvuru yapıyorsanız, ilanda geçen benzer anahtar kelimeleri kullanmaya çalışın. Siz organizasyon firmaları ile görüşmek derken, ilan tedarikçilerle iletişimde olmak diyorsa ilandaki kalıbı özgeçmişinizde kullanmak 7 saniyeniz için daha verimli olabilir.

Başvurunuzu hazırlarken hep kendinizi özgeçmişinize bakacak kişinin yerine koyun. Bu kişi ne sizi tanıyor ne de büyük ihtimalle başvurduğunuz alanda bir uzman (ilk elemeyi genelde ya insan kaynakları ya da bir eleme robotu yapar bu yüzden mesela sizin başvurduğunuz satış rolüne hakim olunmayabilir)

Özgeçmişinizin uzunluğu ne olmalı?

Genel geçer tavsiye iki sayfa olması yönünde. Son gördüğüm araştırma tek sayfalık özgeçmişlerin de çok verimli olmadığını, iki sayfalık olanların daha çok dönüş aldığını söylüyordu.

Ama sayfa sayısından ziyade aklınızda hep sade, anlaşılır ve başvurduğunuz rol ile uyumlu bir özgeçmiş olması olsun. Bu kriterleri sağladığınız sürece uzunluğun çok önemi olmayacaktır.

Çok genel ifadelerden kaçının

Başka adayların da yazma ihtimali olan ve kanıtlaması kağıt üstünde zor olan ifadeler yazarak 7 saniyenizi harcamayın. Çoğu başvuran aday detaylara önem veren ve iletişimi güçlü olduğunu yazar ama bu somut verilerle desteklenmediği sürece özgeçmişinizde sadece yer kaplamaktan öteye geçmez. Diğer adaylardan farklı, sizin siz olduğunuz için yazabileceğiniz şeyleri yazmaya çalışın. Profesyonel görünmek adına havada kalan ya da çok genel olan ifadeler kullanmayın.

Veri daha çok veri

Özgeçmişinize bakan kişi sizi tanımıyor, bu yüzden çok iyi bir satışçıyım yazdığınızda bundan emin olamaz. Ama satışları %5 arttırdım dediğinizde artık başarınız daha somut olur ve görüşmeye çağrılma şansınız artar.

Önceki çalıştığınız işlerde performans değerlendirmesi yapılıyorsa oradaki verilerinizden bazılarını özgeçmişinize ekleyebilirsiniz. Ya da konsantre olabileceğiniz bir zaman dilimi bulup biraz geçmişe yolculuk yapıp neler yaptığınızı hatırlayın. Etkinlik yönetimi alanında çalıştıysanız yılda kaç etkinlik düzenlediniz, kaç kişilik etkinliklerdi? Sosyal medya alanında çalıştıysanız yönettiğiniz sayfanın etkileşim oranları nasıldı? Proje yönetimindeyseniz kaç proje yaptınız, kaç tanesi bütçe ve verilen zaman içerisinde bitti? Her iş için büyük ya da küçük veriler bulunabilir. Çok büyük başarılara imza atmış olmanıza gerek yok, sadece yaptığınız işi karşı tarafın gözünde biraz somutlaştırmaya yarayacak bilgiler sunmanız yeterli.

Kalıplara sıkışıp kalmayın

Profesyonel görünmek için standart özgeçmiş kalıplarına bağlı olmaya çalışmayın. Unutmayın içerik formattan daha önemli! Varsa ilgili gördüğünüz, size avantaj sağlayacağını düşündüğünüz başarılarınızı da yazın. Örneğin yaptığınız proje şirket için önemliyse ve başarılı olarak sonuçlandıysa bunu iş tanımının önüne bile yazabilirsiniz. Excelde harikalar yaratıyorum demenizden daha fazla dikkat çekecektir! (Excelde harikalar yaratıyorsanız ve başvurduğunuz işte bu önemliyse onu da yazmayı unutmayın tabii 🙂  )

Aklınızda her zaman özgeçmişinize bakan kişi olsun. Bu kişinin amacı aramakta olduğu rolü en başarılı şekilde yapacak birini bulmak. Sizin ne kadar başarılı biri olduğunuzdan ziyade aradığı bu pozisyonda ne kadar başarılı olacağınız önemli. Özgeçmişiniz de bu mantıkla hazırlanmalı – sizin ne kadar başarılı olduğunuzu göstermek yerine “bu iş” için ne kadar başarılı olabileceğinizi göstermeli.

Farklı bir ülkede başvuru yapmak

Başka bir ülkede özgeçmişimizi paylaşırken fark etmediğimiz detaylar olabiliyor. Mesela siz Türkiye’deki en büyük holdinglerden birinde çalışmış olabilirsiniz ama yeni ülkeniz bu holdingten, ne kadar büyük ve önemli olduğundan haberdar olmayabilir. Türkiye’de sırf orada çalışmış olmak size iş görüşmesinin kapılarını açarken başka bir ülkede görünmez bir şirket halini alacak. Bu sebeple çalıştığınız şirketlerle ilgili birkaç cümleyle bilgi vermek faydalı olabilir. Çalışan sayısı, ciro, önemli başarılar gibi bilindiğinde şirketin algısını olumlu etkileyecek herhangi bir bilgi yazabilirsiniz.

Bilinmesi çok kritik değilse çok fazla yabancı  (ya da bizim için yerli) isimler kullanmak yerine daha genel isimler kullanabilirsiniz. Yani hesabını yönettiğiniz her Türkçe isimli şirketi yazmaktansa “top FMCG companies” de yazabilirsiniz. 7 saniyenizi verimli kullanmak hep aklınızın bir köşesinde olsun 🙂

Kültürel normları öğrenin

Yaşadığınız ülkede özgeçmişler farklı hazırlanıyor olabilir. Kimi ülkede fotoğraf konulmazken, kimi ülkede medeni durumuna kadar her şey yazılıyor. O yüzden daha önce aynı ülkede iş aramış bir arkadaşınızdan yardım alın. Mümkünse özgeçmişinize birlikte bakın ya da onun özgeçmişine bakmayı rica edin. Emeğinizi ve enerjinizi doğru kullanmak adına bulunduğunuz ülkedeki işverenlerin beklentilerini anlayıp özgeçmişinizi ona göre hazırlamak önemli.

Eğitimler

Diplomanız olan eğitimlerin dışında başvurduğunuz rol ile alakalı sertifika ya da online eğitimlerinizi de özgeçmişinize yazabilirsiniz. Bu kısımda yine birebir ilgisi olmayan eğitimleri çıkarmak, ilgili eğitimlerin göze çarpması açısından önemli. Ne kadar çok eğitime katıldığınızdan ziyade işinizde kullanabileceğiniz az ve öz eğitimleri görmek sürece daha olumlu yansıyacaktır.

Online eğitim dünyası giderek büyüdüğü için her konuda ücretli ya da ücretsiz eğitim bulunabiliyor artık. Ve kendi kişisel zamanınızı ayırıp online eğitim almanız, yapmak istediğiniz işi sadece iş olsun diye yapmaktan ziyade daha tutkulu ve özverili yapacağınızı gösterir. Bu yüzden çalışmak istediğiniz alanda bu tarz eğitimler alarak hem özgeçmişinizdeki kariyer boşluklarını açıklamakta kullanabilir hem de bu işi ne kadar istekli yapacağınızın sinyallerini verebilirsiniz.

Bu tarz eğitimler seçerken de genel geçer eğitimler yerine herkesin sahip olmadığı eğitimler bulmaya çalışın. Mesela ofis yönetimi pozisyonu icin standart bir eğitim almak yerine “workplace ergonomics” ya da “workplace health and safety” gibi daha spesifik ve niş eğitimler daha çok dikkat çekebilir. Ya da dijital pazarlamada çalışıyorsanız temel kodlama eğitimi gibi farklı bir eğitim alarak iletişimde olduğunuz diğer kişilerle ilişkilerinizi daha verimli yürütebileceğinizi ve birbirinizi daha iyi anlayabileceğinizi gösterebilirsiniz. Mümkün olduğunca yapacağınız iş ile alakalı ama herkesin aklına gelmeyecek ya da gerçekten işin detaylarını öğreten eğitimleri bulmaya çalışın.

Sonuç olarak özgeçmişiniz aslında kendinizi tanıttığınız bir döküman olmaktan ziyade başvurduğunuz/çalışmak istediğiniz pozisyonla sizi bir araya getiren bir eşleştirme olmalı.

Özgeçmiş hazırlamanın önemli noktalarına değindiğim videomu da aşağıda bulabilirsiniz, herkese başarılar ve bol şanslar!

İnsan Kaynakları Uzmanı ve Kariyer Danışmanı Büşra Zengin / Stockholm – İsveç

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir