POTANSİYEL GÖÇMENLER: SIRADA KİM VAR? YOLCULUK NEREYE?

Göç Yolları Araştırması’nın son bölümünde katılımcılardan halen Türkiye’de yaşamakta olanlarla görüşme yapıldı ve kendilerine yurt dışına taşınma planları ile kaygıları hakkında sorular yöneltildi.

Göç Yolları Araştırması’na katılan ve yurt dışına taşınmak istediğini belirten 179 kişinin demografik profili incelendiğinde potansiyel göçmenlerin, hali hazırda göçmen olanlara göre; daha genç, daha çok çocuksuz oldukları görülüyor. İçlerinde çalışanlar, çalışanların içindeyse şirket sahibi veya üst düzey yönetici olanlar daha yüksek.

Diğer yandan; potansiyel göçmenlerin %61’i üniversite, %33’ü yüksek lisans mezunu. Bu grup içinde çalışanlar, çalışanların içindeyse şirket sahibi veya üst düzey yönetici olanlar daha yüksek.

Potansiyel Göçmenlerin yarısından çoğunun (%55) planı önümüzdeki 1 yıl içinde taşınmak. Her 10 kişiden 3’ü ise 2-4 yıl gibi yakın gelecekte taşınma planı yapıyor.

Potansiyel göçmenlerin yeni hayatlarını kurguladıkları ülkeler arasında Kanada ilk sırada yer alıyor. Kanada’yı ABD, Birleşik Krallık ve Almanya takip ediyor. Gerçekleşen göç ile planlanan göç arasındaki ilişkiye ülkeler bazında bakıldığında; Kanada’ya ve Birleşik Krallık’a varolandan daha büyük oranda bir göç planlanırken, Amerika’ya ise varolandan daha düşük oranda bir göç planlandığı görülüyor. Almanya hem bugüne kadar aldığı göç hem de gelecekte planlanan göç anlamında değerlendirildiğinde benzer oranda cazibesini koruyabilmiş ülkelerin başında geliyor.

Potansiyel göçmenlerin göç senaryolarının ilk unsurunu eşlerinin süreli yurtdışı görevi, yani expatlık oluşturuyor. Bunu girişimcilik, yine eşlerin ancak bu defa süresiz olan bir sözleşme ile taşınmaları ve eğitim unsurları takip ediyor. Potansiyel göçmenlerin girişimci, yatırımcı olarak veya taşınmaz satın alarak oturum hakkı kazanma planları, göçmenlerin bu sebeplerle oturum hakkı alma oranlarının çok altında. Eşinin işiyle veya evlenerek taşınma oraları ise planlananların üzerinde gerçekleşmiş.

Potansiyel göçmenlerin önlerindeki göçmenlik süreci ile ilgili endişelerinin başında aile, arkadaş, komşu özlemi, yurt dışında yaşayabilecekleri sağlık sorunları ve bu sorunlarda sağlıkçılara erişimdeki zorluk ve maddi kaygılar oluşturuyor. Özlem çok ‘ortak ve olmazsa olmaz’ bir endişe olarak baş sırada yer alırken, devamında gelen daha yaşamsal geçim derdi, iş kaygısı gibi endişeleri daha sosyal, çocukların adaptasyonu, yalnızlık ve iklimle alakalı endişeler takip ediyor.

Potansiyel Göçmenin endişeleriyle, göçmenlerin yaşadığı zorlukları ve özlemleri karşılaştırdığımızda ise; aile, arkadaş özlemi konusunda her iki kesimin de hemfikir olduğunu görüyoruz. Maddi kaygılar ve geçim derdi de göçmenlerin en zorlandıkları konular arasında yer aldığı için yerinde bir endişe olarak ortaya çıkıyor. Göçmenlerin yurt dışında en az memnun oldukları unsur sağlık sistemi olduğu için potansiyel göçmenler sağlık sistemiyle ilgili endişelerinde de haksız sayılmazlar.

Sosyalleşememek, yalnızlık, çocukların okula adaptasyonu ve ırkçılığa maruz kalmak; potansiyel göçmenin endişesinin aksine, göçmenlerin zorluk yaşadıkları alanlar arasında ilk sıralarda yer almıyor; ancak potansiyel göçmenlerin hafife aldıkları bir konu varsa; o da kesinlikle yemekler ve mutfak! Zira Türk mutfağına ve yemeklere olan özlem Göçmenler için ilk sıralarda yer alıyor.

 

Araştırmanın başına dönmek için tıklayınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir