“Kötü hava diye bir şey yoktur, sadece hava durumuna uygun olmayan kıyafet vardır” deyimi bir yabancının İskandinavya’da en sık duyacağı sözler arasında ilk sırada geliyor. İsveç’te birinci yılımızı doldurduğumuz bu günlerde hava sıcaklıkları da termometrenin eksi tarafına meyil etmeye başlarken, ben de Mars uzay üssüne gidecek ilk turist kafilesine katılabilirmişçesine giyinip kuşanacağım kıyafetlerimi el altına


Sürekli duyduğumuz ve hepimizi çok üzen cinsel istismar haberlerinin sıklığı ailelerin de bu konuda ne yapacaklarını bilememeleri yüzünden son derece endişe yaratmaktadır. Bu endişe; bazı ailelerde bu konu konuşmayıp yok sayma, bazı aileler de aşırı şüphecilik ve panik şeklinde kendini gösterebilmektedir. Çocuk istismarı nedir? Çocuk istismarı: “Psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun


İskandinavya denildiğinde hemen herkesin aklına soğuk gelir. İsveç’te birinci yılımız dolarken geriye bakıyorum da, Kuzey Avrupa’da bizi en çok zorlayan coğrafi unsur bizim de aklımıza önceden hiç gelmemiş. Kıtlığı da bolluğu da farklı sorunlara gebe, devasa devinimli gün ışığı! Kış aylarında, doğması ile batması arasındaki süre 4-5 saat olan güneşin, bulutların arasında sürekli saklambaç oynadığı


Jet lag, yani uzun uçak yolculukları sonrası yaşanan sersemlik, vücudun bir isyanıdır. Oradan oraya, okyanusları aşa aşa yapılan uçuşlarda vücudun “Allahım bu insan bana bunu neden yapıyor? Valla o beni dinlemiyorsa ben de onu umursamam, kafama göre takılırım arkadaş” demesidir. Vücudun biyolojik saatiyle seyahat edilen yerin saatinin şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrı odalarda uyuma isteğidir. Yataktan


Yurt dışına taşınmış, belki de birden çok ülke değiştirmiş olan deneyimli göçmenlere bir soru sorduk; “Yeni göçmenlere ve göçmen olmaya niyetlenenlere tek bir şey tavsiye edecek olsanız, bu tavsiyeniz ne olurdu?”. Deneyimli göçmenlerin tavsiyelerini bir kaç başlık altında derledik. Dil Öğrenmek: Gidilen ülkenin dilini öğrenmek, o ülkede İngilizce konuşulmuyorsa bile en azından İngilizce öğrenmek, birçok


Yeni bir dil öğrenmek, dünyaya açılan kapıların anahtarlarından biri. Özellikle yurt dışına taşınınca günlük hayatı idare ettirmekten alışverişe, sosyalleşmekten çalışmaya ve eğitim almaya kadar bir çok gereksinim için; o ülkenin dilini öğrenmek, en öncelikli ihtiyaçlardan biri haline geliyor. Deneyimli göçmenler de yeni bir ülkeye uyum sürecinde ilk yapılması gereken şeyin dil öğrenmek olduğunu savunuyor. Yeni


Bazen verdiğimiz birkaç yıllık arayı nasıl açıklarız diye kara kara düşünüyoruz, bazen de yaşımızdan dolayı kimsenin bizi işe almayacağından korkuyoruz. Çoğu zaman gerçek sorun işe giremeyeceğimize kendimizi inandırmak ve daha başlamadan pes etmek! Şimdilerde yaş ayrımcılığı (ageism) konusu şirketlerin gündemine girdi. Bunun avantajı ise şirketler artık her yaştan başvurana eşit yaklaşmaya çalışıyor. Bu sayede farklı


Göçmen Anneler’in kreşe başlatma süreciyle ilgili soruları ışığında Pedagog ve Okul Öncesi Eğitmeni Hatice Bisgin kaleme aldı; Çocuğum ne zaman kreş ya da anaokuluna başlamalı; doğru zaman ne zaman?  Her çocuğun gelişme hızı, karakteri, yapısı ve onu etkileyen dış etkenler ne kadar farklıysa, okula başlamanın doğru zamanı ve yaşı da o kadar farklı olabiliyor. Avrupa


Belki de hayatımızdaki en önemli kararlardan biri; çocuğumuza vereceğimiz isim. Bizim için özel olan bir anıdan, bir aile büyüğünden, bir roman veya film kahramanından, bir rüyadan esinlenip içimize sindirdiğimiz isimler veriyoruz. Bazı ebeveynler ise bu kararı masaya yatırıp uzun uzun düşünüyor; kulağa güzel gelen bir fonetiği, derin bir anlamı, çocuğa seslenirken kolay bir söylenişi olması


İnsan yavrusu bakıma en uzun süre ihtiyaç duyan memeli; örneğin bir zürafa bir kaç saat içinde yürümeye, bir deniz kaplumbağası doğar doğmaz hem yürümeye hem yüzmeye başlıyor. Kedi ve köpek yavruları bir kaç haftada kendi yemeğini bulabilecek becerileri kazanabiliyor. İnsan yavrusunun oturması, yürümesi, iletişim kurması, kendini besleyebilmesi ve temizleyebilmesi uzun aylar ve yıllar sürerken, bu