“Kötü hava diye bir şey yoktur, sadece hava durumuna uygun olmayan kıyafet vardır” deyimi bir yabancının İskandinavya’da en sık duyacağı sözler arasında ilk sırada geliyor. İsveç’te birinci yılımızı doldurduğumuz bu günlerde hava sıcaklıkları da termometrenin eksi tarafına meyil etmeye başlarken, ben de Mars uzay üssüne gidecek ilk turist kafilesine katılabilirmişçesine giyinip kuşanacağım kıyafetlerimi el altına


İskandinavya denildiğinde hemen herkesin aklına soğuk gelir. İsveç’te birinci yılımız dolarken geriye bakıyorum da, Kuzey Avrupa’da bizi en çok zorlayan coğrafi unsur bizim de aklımıza önceden hiç gelmemiş. Kıtlığı da bolluğu da farklı sorunlara gebe, devasa devinimli gün ışığı! Kış aylarında, doğması ile batması arasındaki süre 4-5 saat olan güneşin, bulutların arasında sürekli saklambaç oynadığı


Göç Yolları Araştırması’nın üçüncü bölümünde göçü artıları, eksileri, zorlukları ve çok zorladığı yerde Türkiye’ye geri dönme ihtimali ile birlikte incelemek istedik. Bu doğrultuda katılımcılar hem yaşadıkları ülkeleri belirli sosyal, kültürel, çevresel faktörlere göre değerlendirerek bir nevi kendilerine bu göçmen hayatta nelerin cazip geldiğini paylaştılar, hem de göçmen olarak yaşadıkları zorlukları dile getirerek Türkiye’ye geri dönme


Göç Yolları Araştırması’nın ikinci bölümünde katılımcıların göç süreçlerinin anlaşılabilmesi için  Türkiye’den ilk taşındıkları tarih, hangi ülkelerde hangi oturum hakkı ile yaşadıkları ve şu anki ülkelerinden memnuniyetleri ile tavsiye skorları ele alındı. Katılımcıların kaç yıl önce Türkiye’den göç ettiğine bakıldığında %75’inin son 7 yılda,  %48’inin ise son 2 yılda göç ettiği görülüyor. 1980’den önce taşınan veya